Borsacılar bu habere sevinecek!
24/9/2009 ·
Maliye Bakanı Kemal Unakıtan, hisse senetlerinde yerliden
alınan yüzde 10 stopajın kaldırılacağını açıkladı. Unakıtan, bonolardan alınan yüzde 10’luk stopajın ise süreceğini bildirdi.
Mevduata uygulanacak garantinin sınırsız hale getirilmesi için alınmış bir karar olmadığını kaydeden Unakıtan, yurt dışındaki Türklerin paralarının yalnızca yüzde 2 vergi alınarak ve inceleme yapılmadan Türkiye’ye getirilmesini öngören düzenlemenin Bakanlar Kurulunda imzaya açıldığını ifade etti.
Maliye Bakanı Kemal Unakıtan, hisse senetlerinde yerliden alınan yüzde 10 stopajın kaldırılacağını açıkladı. Unakıtan, bonolardan alınan yüzde 10’luk stopajın ise süreceğini bildirdi.
Mevduata uygulanacak garantinin sınırsız hale getirilmesi için alınmış bir karar olmadığını kaydeden Unakıtan, yurt dışındaki Türklerin paralarının yalnızca yüzde 2 vergi alınarak ve inceleme yapılmadan Türkiye’ye getirilmesini öngören düzenlemenin Bakanlar Kurulunda imzaya açıldığını ifade etti.
Maliye Bakanı Kemal Unakıtan, 2009 bütçesinin TBMM Plan ve Bütçe Komisyonuna sunuşu öncesine gazetecilerin sorularını yanıtladı. Mevduata 50 bin YTL olan garantinin sınırsız hale getirilmesi için alınmış bir karar olup olmadığı sorusunu yanıtlayan Unakıtan, “Hükümet henüz öyle bir karar almadı. Bunlar herhalde söylentiler olsa gerek, olursa Hükümet sözcüsü açıklar” dedi. Ekonomik hadiselerin sürekli değiştiğini, ekonomi yönetiminin de buna göre tedbirler aldığını ifade eden Unakıtan, dolardaki artışa ilişkin olarak da şunları söyledi:
“Dalgalı kur sistemi var. Fazla talep olduğu takdirde artar. Dolar, euroya karşı da tüm para birimlerine karşıda değerini artırdı. Nereye kadar gideceksek beraber göreceğiz. Dolara karşı talep artışı söz konusu. Bunlar hassas günler ama sonra normale dönüyor. Bunlar her zaman yaşanan şeyler.”
Merkez Bankası’nın dolar için bir müdahalede bulunup bulunmayacağı sorusu üzerine Unakıtan, bankanın bağımsız olduğu hatırlatmasında bulundu.
Yurtdışındaki Türklerin paralarının Türkiye’ye getirilmesi için yapılan çalışmaya açıklık getiren Unakıtan, düzenlemenin Bakanlar Kurulunda imzaya açıldığını, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın imzası dışında tüm imzaların tamamlandığını bildirdi. Unakıtan, tekrar değerlendirme yaptıktan sonra gelecek haftanın başında düzenlemenin Meclise gönderileceğini belirtti. Söz konusu paralar için vergi incelemesi yapmayacaklarını kaydeden Unakıtan, “Ancak uyuşturucu parası, insan ticareti, terör parasına karşı hassasız. Herkese yüzde 2 vergi uygulanacak” dedi.
Hisse senetlerinde yerliden alınan yüzde 10’luk stopajında kaldırılacağını açıklayan Unakıtan, bonodaki yüzde 10’luk stopajın ise süreceğini söyledi.
Yorum (yok) Yorum yaz!
Bilişim ve veritabanı güvenliği
24/9/2009 ·
Yaygın virüs saldırıları doğaldır ki bilgisayar ve Internet teknolojileri ile yakından ilgilenenler için olağan durumlardan sayılmaktadır artık. Yine de bu olağan durum, virüs ve benzeri sanal ortam tehlikelerinin yarattığı iş gücü, zaman ve para kaybını kabul edilebilir bir durum olmasını da getirmiyor elbette.
Söz konusu tehlikeler nedeniyle bilgi işlem güvenliği ve savunma mekanizmaları, üzerinde önemle durulması gereken kavramlardır. Profesyonel iş yaşamına her gün daha çok entegre olan Internet ve bilişim teknolojileri, güvenlik anlamında da yepyeni stratejiler, önlemler ve yaklaşımlar oluşturmayı zorunlu kılıyor.
Tehditlere karşı en etkili yöntem sağlam bir savunmadır mantığıyla, her geçen gün artan bilişim tehlikelerine karşı yine her geçen gün artan ve güçlendirilen güvenlik önlemleri ortaya çıkarılıyor ve kullanıcılara sunuluyor. Bu güvenlik önlemleri genelde 3 kapsama ayrılıyor:
Savunma: Dışarıdan (Internet´ten) gelecek olası saldırılara yönelik korunma önlemleri,
Erişim güvenliği: E-ticaret, e-iş, Internet bankacılığı gibi, açık ya da yerel ağlar üzerinde yapılan aktif işlemlerin gizliliği, bilgi ve verilerin korunması, yapılan tüm işlemlerin garanti altına alınmasını sağlayan güvenlik sistemleri,
Güvenlik yönetimi: Tüm bu güvenlik strateji ve işlemlerinin oluşturulması, uygulanması ve denetlenmesini içeren güvenlik yönetimi uygulamaları, olarak özetleyebiliriz bu 3 kapsamı.
Tüm bu güvenlik politikalarının bir tek hedefi vardır. Virüs ve solucan (worm) olarak nitelendirilen, Internet ve bilişim güvenliğini tehdit eden zarar verici programlara karşı bir güvenlik altyapısı oluşturmak.
Virüs ve solucanlar, Internet ortamında serseri mayın gibi dolaşan, kendilerini kopyalama özellikleri ile hızla çoğalan, ağ yoluyla işletim sistemlerindeki açıklardan veri tabanlarına giren ve dolayısı ile bilgisayar sistemlerimizdeki bilgi ve belgeleri, gizli verileri tahrip eden, kullanılmaz hale getiren, hatta sistemimizi çökerten yazılım ya da programlardır. E-posta yoluyla yayılmaları nedeniyle, herhangi bir e-posta adres defterine girdiğinde kendi kendini başka adreslere de gönderebilme özelliği, bir virüs programının nasıl böyle yaygınlaşabildiğinin açık bir göstergesidir.
Yukarıda üç kapsam olarak sunduğumuz güvenlik yaklaşımlarının virüslerle ilgili olan savunma yöntemi ise hepimizin bildiği gibi anti-virüs programlarıdır. Ayrıca, erişim güvenliği kapsamında da firewall (ateş duvarı) denen gelişmiş erişim denetleyici yazılımlar mevcuttur. Internet´e bağlantısı olan her bilgisayarın bu tür korunma yazılımlarını işletim sistemine yüklemesi, devamlı surette aktif durumda bırakması ve sık sık güncellemesi (update) artık olmazsa olmaz bir uygulama haline gelmiştir. Bu konuda ciddi ve etkili güvenlik yazılımları da kolaylıkla yüklenebilmektedir. (Bilinen etkili anti-virüs ve firewall yazılımlarına örnek verirsek; Zone Alarm, Norton, Kaspersky, AVG, McAfee aklımıza ilk gelen örnekler) İş süreçlerinin bir bölümünü ya da tamamını web ortamına kaydırmış tüm Internet odaklı firma ve grupların, bu güvenlik uygulamalarını bir yönetim sistemi haline getirmeleri ayrıca önemli bir konudur.
Her yıl milyarlarca dolarlık zarara yol açan, donanım ve yazılımları etkisiz hale getirip, bilgi işlem güvenliğini tehlikeye sokan bu tehditlere karşı korkmak da yersizdir. Sırf bu korku nedeniyle Internet ve ağ teknolojilerinden uzak kalmanın, e-iş ya da e-ticaret uygulamalarına şüpheyle bakmanın getireceği alternatif maliyet ya da edilgen kalmanın zararı, çok daha yüksek olacaktır. Önemli olan ise, tehditleri minimuma indirecek online güvenlik altyapısını kurabilmek. Bu altyapının başarısı da, kurumsal iş süreçlerine entegre edilmiş Internet odaklı uygulamaların güvenliğini sağlayacak etkin bir yönetim sistemi oluşturmaktan geçiyor.Yorum (yok) Yorum yaz!
İşletim Sistemleri - Linux
24/9/2009 ·
İşletim Sistemleri - Linux
Bilgisayar, Yazılım
Linux Nedir ?
Linux´u kısaca "açık kaynaklı kod yazılımı" sistemi olarak tanımlayabiliriz. Açık kaynaktan kastımız, Linux´u oluşturan yazılım kodlarının gizli olmaması (Windows gibi), bu şekilde çoklu ve paylaşımcı bir kullanıcı ağına sahip olup, bu kullanıcıların yazılımı geliştirmek için müdahale edebilme şansına sahip olmasıdır.
1991 yılında Linus Torvalds adında Finlandiyalı bir bilgisayar programcısı tarafından bulunmuştur. Torvalds kısa sürede dünyanın dört bir yanındaki bilgisayar yazılımcılarını bundan haberdar edip, onların da doğrudan bu yazılımı geliştirmesini sağlamıştır. Şu an dünyada milyonlarca kullanıcı bu ücretsiz ve gelişme hızı oldukça yüksek işletim sisteminden yararlanmaktadır. Kurulumu oldukça basittir ve Linux konusunda hizmet veren çoğu yazılımcı isteyenlere kurulum CD´leri göndermekte, teknik destek ve eğitim sağlamaktadır.
Şu an için yoğun olarak kullanılan Linux sürümlerini RedHat, Caldera, Debian, SuSe, Mandrake, TurboLinux olarak gösterebiliriz. Ayrıca ülkemizdeki yazılımcılar tarafından geliştirilen Gelecek Linux sürümü de mevcuttur.
Linux´un avantaj ve dezavantajları, bu işletim sistemini daha iyi anlatacaktır.
Avantajları
- Linux ücretsizdir. Ayrıca maliyetin sıfır olması bir yana, verdiği performans için gereksinim duyduğu donanım açısından da avantajlıdır, yani sınırlı bir donanıma sahip bir bilgisayarı oldukça verimli şekilde kullandırabilmektedir
- Linux açık kodlu bir yazılım olması nedeniyle hızla geliştirilmektedir. Yazılımdaki eksikler, gedikler ve yenilenmesi gereken bölümler, açık kodlar sayesinde, diğer kullanıcılar tarafından düzeltilmekte ve yenilenmektedir. Bu şekilde eksiklikler kullanıcıların talepleri, inisiyatifleri ve çabaları sayesinde çok çabuk giderilmektedir.
- Linux diğer tüm işletim sistemlerine göre standart bir donanım için çok daha hızlı ve etkili destek verebilmektedir.
- Linux çok değişik donanımlar ve kullanıcılar için özelleştirebilme olanağı vermektedir. Şöyle ki, herhangi bir kullanıcı Linux işletim sisteminin temelini oluşturan çekirdeği derleyebildiği için, kullanıcının kullanım amacına ve isteğine yönelik alt programlar eklenebilir.
Dezavantajları
- Bedava ürünlere karşı oluşan geleneksel önyargılar Linux içinde geçerlidir. Örneğin Linux´un serbestçe paylaşılıyor ve kullanılıyor olması insanlarda gereksiz bir güven eksikliği yaratmaktadır. "Bedavaysa vardır bir eksiği" gibi bir düşünce Linux için önemli bir engel oluşturmaktadır.
- Linux üzerinde programlar, sıradan kullanıcıların kolayca kullanabileceği düzeyde değildir. Kısaca, Windows´ta olan kullanım kolaylığı Linux´ta mevcut değildir. Kimi işlemleri yapabilmek için kullanıcıların belirli bir düzeyde yazılım ve işletim sistemi bilgisine sahip olmaları gerekmektedir. İşlemlerin niteliği ve kapsamları arttıkça daha üst bir yazılım bilgisine gereksinim duyurmaktadır.
- Linux´un, kullanıcılar tarafından hızla geliştirilmesine rağmen, başka işletim sistemlerinde çalıştırılan bazı programları henüz çalıştıramama sorunu vardır.
- Linux bir ticari firmanın ürünü olmadığı için, ticari bir firmanın kendi yazılımı için sunduğu teknik destek, dağıtım vs gibi unsurlardan yoksundur. Linux daha çok, Linux´a gönül vermiş kullanıcı kitlesi tarafından sürümleri dağıtılmakta, eğitimi verilmekte ve teknik destek sağlanılmaktadır.
- Linux işletim sisteminde ticari kaygı yoktur. Bu kaygının olmaması ise bazı ticari ve kurumsal yazılımların Linux üzerinde gelişmesini engellemektedir.
Yorum (yok) Yorum yaz!